Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Haftanın Yazısı / İYİ BİR YIL DİLİYORUM

İYİ BİR YIL DİLİYORUM

Söyleyeceğimi baştan söylemek için böyle bir başlık seçtim. İyi, kötü anıları, zorlukları, güzellikleri, yaşanmışlıkları, pişmanlıkları ile bir yılı daha geride bırakıyoruz.

Çok tarihi bir dönemi yaşayanlardanım. 2000 yılını idrak ederek bir bin yıllık periyodun bitişine ve yeni bir yüzyılın ve ilerisinde bin yılın başlangıcına tanık olanlardanım. Gerçi onun da üzerinden 18 yıl geçti gitti.

Peki bu ne ifade ediyor? Bizim gibi Milâdi Takvim kullananlar için bir şey ifade ediyor da. Hicri Takvim, Çin Takvimi ve daha onlarcası bulunan diğer takvimleri kullananlar için de bir şey ifade ediyor mu?

Türkiye olarak Ocak 1926’da Milâdi Takvim uygulamasına geçmişiz. Ondan öncesinde Hicri Takvim kullanıyorduk. Bu takvime göre biz halen binli yıllardayız. 1 Ocak 2019 un Hicri Takvime göre 25 Rebiülahir 1440’a denk düştüğü görülmektedir.

Yani eski takvimi kullanıyor olsaydık 31 Aralık 2018 Pazartesi gününün bizim için bir anlamı olmayacaktı.

İnsanlar, zamanı hesaplama dürtüsüyle çoğu gök cisimlerinin hareketlerini esas alarak takvimler oluşturmuş ve bunlara anlamlar yüklemişlerdir.

Müslümanlar Hazreti Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç alarak 12 Kameri aydan oluşan ve 354 ya da 355 gün çeken bir yıldan oluşan bir takvimi esas alırken, Hristiyan dünyası, temeli Eski Mısır’a dayanan ve daha sonra önce Jul Sezar tarafından geliştirilerek Jülyen takvim diye anılan takvimi kullanmış ve daha sonra Yeni Çağ’da Papa XIII Gregor’un yaptığı düzenlemelerle Gregoryan Takvim adını alan bu takvim dünyada çok geniş bir kullanım bulmuştur. Bugün Milâdi Takvim diye nitelenen bu takvim dünyanın güneş etrafındaki hareketlerine göre 12 aydan ve 365 günden oluşan bir yılı esas almaktadır.

Buna mukabil Çinliler, eski Türkler tarafından kullanılan ve 12 değişik hayvan figürü ile ifade edilen Çin Takvimi’ni kullanmaktadır.

Amaç, değişik yöntemlerle ve değişik başlangıçlarla zamanı ölçmektir. Böylelikle sayfaları bir bir çevirdiğimiz takvim yaprakları ile “ne gitti ne kaldı” görebilelim diye.

Bilim insanları kara deliklerde zaman kavramının olmadığını iddia ediyorlar. Düşünün, ne sabah var ne akşam, ne dün ne de bugün. Sever miydiniz böyle bir ortamı?

Yoksa geçecekse geçsin ama dünüm de olsun, bugünüm de mi derdiniz?

Bunları bir tarafa bırakalım. Zamanı en güzel ömürle tanımlayan büyük şair Can Yücel’in dizeleriyle cevap vermek istiyorum. “Ömür dediğin üç gündür; dün geldi geçti, yarın meçhuldür. O halde ömür dediğin bir gündür. O da bugündür.” Benim için de zamanın başlangıcı sonu, aya göre mi, güneşe göre mi hesaplandığı değil esas olan yaşanan gündür.

Hepinize yeni yılda sağlık, esenlik, mutluluk ve sevgi dolu “bugünler” diliyorum.

Hakkında admin

Türk Dışticaret Vakfı

Cevapla

Scroll To Top