Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Haftanın Yazısı / LİBERAL DÖNEM DIŞ TİCARETİ (1)

LİBERAL DÖNEM DIŞ TİCARETİ (1)

Geçen hafta 1980 başlarından itibaren Türkiye’nin kendi kendine yetme ilkesi ile yürüttüğü ekonomi politikalarından tam rekabete dayalı, ihracatta kalkınma modeline geçtiğini ve bu amaçla dış ticaret ve kambiyo rejimlerini liberalleştiğini anlatmıştık. Seçilen bu yeni modelin dış ticaretimizin, sonuçta ekonomimizin üzerindeki etkilerini incelemek de bu yazının konusu olacaktır.
1981 yılında Türkiye’nin ihracatı 4.7, ithalatı ise 8.9 milyon dolardır. İhracatın ithalatı karşılama oranı % 52.6’dir. Yani bir birim ihracat yaparken iki birim ithalat yapar durumdayız. Gerçekten sürdürülemeyecek bir durum. İşte sürdürülemeyecek bu durumu değiştirmek üzere 1980 sonlarından itibaren uygulanan politikalar nasıl sonuçlanmış, bu süreci 10 yıllık periyodlar halinde inceleyelim.

1980-1990 Dönemi

TABLO I

YILLAR

MİLYAR $

İHR / İTH

İHRACAT

Değ. %

İTHALAT

Değ. %

DENGE

HACİM

%

1981

4.703

61.6

8.933

13,0

-4.230

13.636

52,6

1982

5.746

22,2

8.843

-1,0

-3.097

14.589

65,0

1983

5.728

-0,3

9.235

4,4

-3.507

14.963

62,0

1984

7.134

24,5

10.757

16,5

-3.623

17.891

66,3

1985

7.985

11,6

11.343

5,5

-3.385

19.301

70,2

1986

7.457

-6,3

11.105

-2,1

-3.648

18.561

67,1

1987

10.190

36,7

14.158

27,5

-3.968

24.348

72,0

1988

11.662

14,4

14.335

1,3

-2,673

25.997

81,4

1989

11.625

-0,3

15.792

10,2

-4.167

27.417

73,6

1990

12.959

11,5

22.302

41,2

-9.343

35.261

58,1

 

Bu tablo bize bu 10 yıllık periyotta ihracatımızın 4.703 milyar dolardan 12.959 milyar dolara yükselerek nerede ise % 175.6 arttığını, aynı dönemde ithalatımızın 8.933 milyar dolardan 22.302 milyar dolara çıkarak % 149.7 artış kaydettiğini; dolayısıyla ihracatımızdaki artış oranın ithalatımızdan daha fazla olduğunu göstermektedir.
Bu dönem, ihracatımızın gelişmiş olmasına rağmen bu gelişmenin bir istikrar içinde seyretmediğini de göstermektedir. 1981 de % 61.6’lık artış, ancak 1987 yılında %36.7’lık bir artışla tamamen denk sayılmasa da, yüksek oranlı artışlar olarak kaydedilebilir. Ne var ki, bu dönemde 1983 yılında % 0.3, 1986 da % 6.3 ve 1989 da tekrar % 0.3’lük küçük oranlıda olsa  ihracat düşüşleri de yaşanmıştır.
Bu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı 1988 yılında % 81.4 ile en yüksek düzeyine çıkmış, ancak genellikle % 60-70 bandında seyretmiştir.
1987 ve 1990 yılları ithalat artışları makul düzeyde seyretmiştir. Dış ticaret açığımız 1990 hariç, 1980 yılının altında kalmıştır. Bir istikrar sağlanamamakla beraber bu 10 yıllık dönemin sonuçlarını olumlu olarak nitelemek yerinde olacaktır.

1991-2000 Dönemi

TABLO II

YILLAR

MİLYAR $

İHR / İTH

İHRACAT

Değ. %

İTHALAT

Değ. %

DENGE

HACİM

%

1991

13.593

4,9

21.047

-5,6

-7.454

34.640

64,6

1992

14.715

8,2

22.871

8,7

-8.156

37.586

64,3

1993

15.345

4,3

29.428

28,7

-14.083

44.773

52,1

1994

18.106

18,0

23.270

-20,9

-5.164

41.376

77,8

1995

21.637

19,5

35.709

53,5

-14.072

57.346

60,6

1996

23.224

7,3

43.627

22,2

-20.402

66.851

53,2

1997

26.261

13,1

48.559

11,3

-22.298

74.820

54,1

1998

26.974

2,7

45.921

-5,4

-18.947

72.895

58,7

1999

26.587

-1,4

40.671

-11,4

-14.084

67.258

65,4

2000

27.775

4.5

54.503

34,0

-26.728

82.278

51,0

 
1991-2000 dönemini kapsayan ikinci dönemimiz içinde benzer bir değerlendirme yaptığımızda; 1991 yılında 13.593 milyar dolar olan ihracatımızın 2000 yılında 27.775 milyar dolara yükselerek % 104.4, aynı yıllar itibariyle ithalatımızın ise 21.047 milyar dolardan, 54.503 milyar dolara yükselerek % 159’luk bir büyüme gösterdiğini görmekteyiz.
Bu dönem ithalatımızın ihracatımızdan daha hızlı büyüdüğünü; keza dış ticaret açığımızın ise 3.6 katlık bir büyüklüğe ulaştığını söyleyebiliriz. Bu dönemde  ihracatımız en fazla % 18.19 artış gösterirken, ithalatımızda % 28.7, 53.5, 34.0 gibi yüksek oranlı büyümeler gerçekleştirmiştir.
Gerek ihracat, gerekse ithalatımızda bir standart yakalanamadığı görülmektedir. Ancak, liberalleşme hareketinin başladığı ve geliştiği ilk 10 yıllık periyodun performansının bu ikinci periyoda göre çok daha başarılı olduğunu söylememiz gerekir.
İkinci 10 yıllık dönem üretim yerine ithalatla büyümenin öne çıktığı bir ekonomik rehavet dönemi olmuştur.

2001-2010 Dönemi

TABLO III

YILLAR

MİLYAR $

İHR / İTH

İHRACAT

Değ. %

İTHALAT

Değ. %

DENGE

HACİM

%

2001

31.334

12,8

41.399

-24,0

-10.065

72.733

75,7

2002

36.059

15,1

51.554

24,5

-15.495

87.613

69,9

2003

47.253

31,0

69.340

34,5

22.087

116.593

68,1

2004

63.167

33,7

17.840

40,7

-34.373

160.707

64,8

2005

73.476

16,3

116.774

19,7

-43.298

190.251

62,9

2006

85.535

16.4

139.576

19,5

-54.041

225.111

61,3

2007

107.272

25,4

170.057

21,8

-62.791

277.334

63,1

2008

132.027

23,1

201.964

18,8

-69.936

333.991

65,4

2009

102.143

-22,6

140.928

-30,2

-38.786

243.071

72,5

2010

113.883

11,5

185.544

31,7

-71.661

299.428

61.4

 

 

Görülüyor ki, liberalleşme hareketi hızlı başlamış, ilk 10 yılda bir istikrar yakalayamamasına rağmen genelde başarılı olmuş, ihracatımız ithalatımıza göre daha hızlı bir artış göstermiştir.
Dış ticaretin ekonomimiz içerisinde payı büyümüş, ekonomimizin dış dünya ile entegrasyonunda olumlu adımlar atılmıştır. 1980 yılında dış ticaretin GSYH içindeki payı                % 11.9 iken, 1990 yılında bazı yıllar % 22-23 bandına kadar gelişmiştir.
1991-2000 yılları arasındaki ikinci 10 yıllık periyotta ise ihracattan ziyade ithalat artışı ile bu oran 2000 yılında % 32 düzeyine kadar yükselmiştir. Yani Türkiye Gayrisafi Yurt İçi Hasılası’nın üçte biri dış ticaret faaliyetlerinin sonucudur. Ancak, artan dış ticaret açığı, iç üretimi tehdit eden ithalat ve yüksek oranlı ithalat büyümesi ile bu sonuçların çok sağlıklı olduğunu söyleyemeyiz.
Bu sonucun ortaya çıkmasında kurun çıpa olarak kullanılması ve yüksek faiz politikası ile TL’nin aşırı değerli hale getirilmesi etkili olmuştur. İşte bu gerçekler doğrultusunda girdiğimiz üçüncü inceleme dönemimiz olan 2001-2010 yıllarında ihracatımızın % 263.5, buna mukabil ithalatımızın % 348.2’lik bir artış büyüklüğüne ulaştığını, ihracatın ithalatı karşılama oranının % 60 lar dolaylarında seyrettiğini görmekteyiz.
Bu dönemde dış ticaretin gayrisafi yurt içi hasılası içindeki payı % 40’lı rakamlara kadar yükselmiştir. 2008 yılında % 45.8 ile bu dönemin rekor büyüklüğüne ulaşılmıştır.

2011-2016 Dönemi

TABLO IV

YILLAR

MİLYAR $

İHR / İTH

İHRACAT

Değ. %

İTHALAT

Değ. %

DENGE

HACİM

%

2011

134.907

18,5

240.842

29,8

-105.935

375.749

56,0

2012

152.462

13,0

236.545

-1,8

-84.083

389.007

64,5

2013

151.803

-0,4

251.661

6,4

-99.859

403.464

60,3

2014

157.610

3,8

242.177

-3,8

-84.567

399.787

65,1

2015

143.839

-8.7

207.234

-14,4

-63.395

351.073

69,4

2016

142.530

-0,9

198.618

-4,2

-56.089

341.048

71,8

Ele alacağımız son dönem ise 2011-2016 yılları arasında geçen zaman aralığıdır. Bu zaman diliminde ihracatımız 2011 yılında 134.907 milyar dolardan 2016 yılında 142.530 milyar dolara ulaşarak bu altı yıllık periyotta sadece % 5.7’lik bir artış ortaya koymuştur. İstikrardan söz etmek yine mümkün değildir. Bu altı yılın üç yılı ihracat artışlarının, diğer üç yılı ise ihracat gerilemelerinin yılı olmuştur. 2014 yılında ulaşılan 154.610 milyar dolarlık büyüklüğe sanıyorum 2017 yılında da ulaşmamız mümkün olmayacaktır.
İthalatımızda da dengesiz bir seyir söz konusudur. Bu son altı yıllık dönemde iki yıl ithalat artışları, diğer iki yılda ise ithalatta gerilemeler yaşanmıştır. Son üç yılda ihracatta bir artış sağlanamamasına rağmen ithalatın düşmesi sonucu ihracatın ithalatı karşıma oranı giderek yükselerek 2016 yılında % 71.8 olarak gerçekleşmiştir.
Haftaya 36 yılın ne getirip ne götürdüğünü topluca göreceğiz.

O.Ertuğrul Önen

Hakkında admin

Türk Dışticaret Vakfı

Cevapla

Scroll To Top