Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Haftanın Yazısı / O BİZİM KUTUP YILDIZIMIZ

O BİZİM KUTUP YILDIZIMIZ

Mondros Ateşkes Anlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu teslim bayrağını çekmiştir.

Misak-ı Milli hudutları dışında ki yerlerden tamamının imparatorluktan koptuğu artık inkâr edilemeyen bir gerçektir.

Ancak, İtilaf Devletlerinin bununla yetinmeyeceği, kendi aralarında yaptıkları toplantılar ve 1. Dünya Savaşının tüm tarafları ile savaşı bütün yönleriyle sonuçlandıracak anlaşmalar yapıldığı halde Osmanlı İmparatorluğu ile yapılacak anlaşmanın zamana bırakılması ve uzatılması ile esasen beklenen bir sonuçtu.

Nitekim, İtilaf Devletleri Yüksek Konseyi’nin 7 Mayıs 1919’da aldığı karar uyarınca Yunanistan’ın 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’e asker çıkararak işgal etmesiyle itilaf devletlerinin gerçek niyetleri artık açık bir şekilde ortaya çıkmıştır.

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde çok açık bir şekilde ifade edildiği gibi artık  “Cebren ve Hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiştir.’’ Ve ne yazık ki iktidara sahip olanlar da gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içindedirler. Bunlar kişisel çıkarlarını, işgalcilerin siyasi amaçları ile birleştirmekte ve onlara hizmet etmekte görmektedirler.

Millet, fakirlik, yoksulluk içindedir ve harap ve bitkin düşmüştür.

Kabullenilmişlik tamdır ve umutsuzluk diz boyudur.

İşte bu koşullarda bile milletine olan inancını, tam bağımsızlık ve özgürlüğe olan aşkını hiç yitirmeyen Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 günü Samsun’dan Anadolu’nun bağrına bir güneş gibi doğmuş ve sonsuz bir özgüven ve inançla milletine haykırmıştır.

“Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” (Amasya Tamimi)

Milletin bağımsızlık özgürlük aşkı bu ilk kıvılcımla kor haline gelmiştir.

Artık millet önderi ve temsilcileri ile buluşmuştur ve haykırmaktadır.

  “Milli sınırlar içerisinde vatan bir bütündür parçalanamaz!.

      Her türlü yabancı işgal ve müdahaleye karşı millet topyekûn kendisini savunacak ve direnecektir!”

O milletine güvenmiş, milleti kendi kaderine egemen kılmaya çalışmış ve milleti de ona inanarak maddi, manevi olanca gücüyle onun arkasından gitmiş ve onu desteklemiştir.

Samsun’a birlikte çıktığı, Erzurum ve Sivas kongrelerini beraber yaptığı en yakın arkadaşları bile tam bağımsızlığa, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olmasına inanmazken, O, bu idealinden hiçbir zaman vazgeçmemiş ve ulaşmak istediği bu hedeften asla kuşku duymamıştır.

Sonuçta, Ulu Önder ve milleti bir destan yaratmıştır.

“Dörtnala gelip uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim” diyerek kendi kaderini belirlemiş ve bugün içinde yaşamaktan her ferdinin mutluluk duyması gereken bu güzel ülkeyi bizlere armağan etmişlerdir.

Bir yıkıntıdan yeni bir ülke kuran Mustafa Kemal milletinin teveccühü ile Atatürk soyadı ile ödüllendirilmiştir.

Bu milletinden aldığı en büyük armağan olmuş ve onu hayatı boyunca gururla taşımıştır.

Bir asker olarak gösterdiği deha ve uzmanlığı ile göz kamaştıran Mustafa Kemal asıl büyük başarıyı sivil ve devrimci bir devlet adamı olarak göstermiştir.

Türkiye’nin gelişmiş batı dünyası ile açılmış mesafesini kapatarak çağdaş bir ülke olması için vizyoncu bir devrimci olarak kısa sürede aldığı kararlar ve çizdiği rota ile Türkiye’yi aydınlık geleceklere hazırlamıştır. Yaptıkları ile tüm dünyanın haklı takdirini kazanmıştır.

ABD’de yayımlanan dünyaca ünlü TİME dergisi, ilki 24 Mart 1923 ve ikincisi 21 Şubat 1927 olmak üzere iki defa Atatürk’ü kapak yapmıştır.

Britanyalı siyaset adamı eski başbakan Lloyd George Kurtuluş Savaşından sonra yaptığı bir konuşmada “İnsanlık tarihi birkaç yüzyılda bir dahi yetiştirebiliyor. Şu talihsizliğimize bakınız ki yüzyılımızın dâhisi Küçük Asya’da çıktı. Hem de bize karşı. Elden ne gelebilirdi? “ diyerek hem şanssızlıklarını ve hem takdirini ifade etmiştir.

Pakistan’ın kurucusu ve milli kahramanı Muhammed Ali Cinnah “Kemal Atatürk’ün ölümüyle Müslüman dünyası en büyük kahramanını kaybetmiştir.” sözleriyle bir gerçeğin altını kalın çizgilerle çizmiştir.

Gerçekten de Mustafa Kemal yalnızca Müslümanların değil tüm ezilen milletlerin sembolü ve idolü olmuştur.

Tüm dünyada takdir ve saygı görmüştür. Aramızdan ayrılalı 78 yıl olmasına rağmen her vesile ile Anıtkabiri çocuk, genç, yaşlı sevenleri, özleyenleri ile dolup taşmaktadır.

Onu çok ama çok özlüyoruz, her dara düştüğümüzde onun, temeli sağlam fikirlerine tutunuyoruz.

Karanlıklarda yönümüzü ona bakarak belirliyoruz.

O bizim kutup yıldızımız. Minnetle anıyoruz.

*Başkanımız Sayın Ertuğrul Önen’in anlatısıdır.

Hakkında admin

Türk Dışticaret Vakfı

Cevapla

Scroll To Top