Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Haftanın Yazısı / SANAYİ TARIMIN ALTERNATİFİ MİDİR ?

SANAYİ TARIMIN ALTERNATİFİ MİDİR ?

Ülkemizin tarımsal üretim yeterliliği açısından kendine yeterliliğini, gerek üretim rakamları gerekse dış ticaret değerleri ile ele alarak inceledik. Vardığımız sonuç ülkemizin tarım ürünleri açısından kendi kendine yeterli olduğu efsanesinin bir boş öğünmeden öteye gerçekliğinin bulunmadığıdır.
Temeli bir tarım ülkesi olan ülkemizin sanayileşmeye gayret ederken tarımı ihmal etmesinin doğru bir seçenek olup olmadığını sorgulamıştık. Bu yazımızda da başlık olarak kullandığımız “Sanayi Tarımın Alternatifi midir?” sorusunun cevabının kocaman bir “hayır” olduğunu, bu yazımızda ele alacağımız Dünyanın en gelişmiş sanayi ülkelerinin tarımsal üretim ve dış ticaret rakamları ile ortaya koyacağız.
Hatırlayacağınız üzere, konuyla ilgili daha önceki yazılarımızda, başta Avrupa Birliği olmak üzere gelişmiş birçok ülke ve ülke gruplarının tarımsal üretimi özendirmek için özel politikalar izlediklerini, oluşturdukları kurumsal yapılarla tarımın; üretimden iç piyasaya, standardından dış ticaretine kadar her aşamasını dikkatli bir şekilde izleyerek, üreticilere devletin her an yanlarında olduğunu gösterdiklerini anlatmıştık.
Nitekim, gelişmiş sanayi ülkelerinin, tarımı hiçbir şekilde ihmal etmediklerini ve bunun sonucunda da tarımsal üretimde ve tarımsal ürünler dış ticaretinde en önde yer aldıklarını aşağıya çıkardığımız tablolardan göreceğiz.
tablo1

tabo2

Bu tablolar bize ne gösteriyor;

- Büyük ve kalabalık nüfuslu ülkeler (Çin, Hindistan, Rusya gibi) önemli tarım ürünlerinin üretiminde ilk sıralarda yer alıyorlar. Ancak bunların üretimi, çoğu kez kendi tüketimlerine dahi yetişmiyor. Bu hususu ticaret verilerini incelerken daha iyi göreceğiz.

- Ancak ABD, Fransa, Almanya, Kanada, Hollanda gibi ülkelerin önemli gelişmiş sanayi ülkeleri olmalarının yanında tarımsal üretimde de söz sahibi olduklarını görüyoruz.

- Bu ülkeler birçok ürün açısından net ihracatçı konumundadırlar.

- Gerek nüfus gerekse yüz ölçümü olarak büyük bir ülke olan Türkiye, ne yazık ki bu tablolarda ilk sıralarda yer alamıyor (Buğday hariç. Ancak Buğdayda da zaman zaman üretimimizin tüketimimizi karşılamadığı yıllar yaşadığımız da bir gerçek).

Dünya Tarım Örgütü FAO’nun verilerine göre Dünyanın tarım ürünleri açısından ilk 10 ihracatçı ve ithalatçı ülkeleri şöyle sıralanmaktadır. (2013)
tablo4

Not: 1. Avrupa Birliği rakamları “birlik içi ticareti” kapsamaktadır.
Not: 2. Avrupa Birliği üyesi ülkelerin ihracat ve ithalat rakamları, “birlik içi ticareti” de kapsamaktadır.
İşte bu yazımızın cevaplamak istediği sorunun cevabı bu iki tablodadır.
Görüleceği üzere Dünyanın en önemli sanayi ülkeleri ve bu ülkelerin yer aldığı birlik çok önemli tarımsal ürünler ihracatçısıdır.
Bu listelerde yer alan Avrupa Birliği, ABD, Hollanda, Brezilya, Fransa, İspanya, Kanada ve Belçika net tarım ürünleri ihracatçısıdır. Bu ülkeler aynı zamanda gelişmiş önde gelen sanayi ülkeleridir.
Yani sanayi, tarımın alternatifi değil, tam tersine destekleyicisidir.
Hollanda çok önemli bir sanayi ülkesi, Dünyanın uluslararası ticarette en başarılı ülkelerinden biri ve tarımda da imrenilecek sonuçlara imza atan bir ülke olarak sanırım her türlü övgüyü hak ediyor.
16 milyonluk bir nüfusa sahip bu ülke sadece 41.000 km2’lik alanı (Konya 40.813 km²) ile kişi başına hemen hemen 40.000 $’lık bir “kişi başı milli gelire” ulaşmanın yanında, esas dikkat çeken başarılarını tarım alanında göstermektedir. İkinci adı Niederland (çukur ülke) olan Hollanda, okyanusa koyduğu setlerle kazandığı topraklarda yaptığı tarımla Dünya tarım ürünleri ihracatında üçüncü sırayı alırken, her yıl 90 milyar doların üzerinde ihracat yapıp, bu alanda 30 milyar doların üzerinde net dış ticaret fazlası elde etmektedir.
Hollanda süs bitkileri ihracatında 8,1 milyar dolarla, sebze ihracatında 6,1 milyar dolarla Dünya lideridir. Süt ve süt ürünlerinde 7,7 milyar dolarla Dünya üçüncüsü, et (8 milyar $) ile sıvı ve katı yağlar ihracatında (4,9 milyar dolar) Dünya dördüncüsüdür.
Çalışkan, iş arayan bir nüfusumuz ve geniş tarım alanlarımız vardır. Bunların sulu tarım yapılanları ise alınan önlemlerle sürekli genişlemektedir.
Sanayimizin, gelişmişlik düzeyimizin olumlu etkilerini de arkamıza alarak, Türkiye’de kentlere doğru olan göç akımını tersine çevirmemiz ve tarımda layık olduğumuz konuma gelmemiz gerekmektedir.
Dünyada tarımsal üretimin stratejik bir konuma geleceği günler yakındır.
“Köylü milletin efendisidir” özdeyişini yeniden bayrak yapmaya ne dersiniz..?

Hakkında admin

Türk Dışticaret Vakfı

Cevapla

Scroll To Top