Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Haftanın Yazısı / TÜRKİYE’NİN TRANSİT TİCARET DEVLERİYLE TİCARETİ

TÜRKİYE’NİN TRANSİT TİCARET DEVLERİYLE TİCARETİ

Bir önceki yazımızda, Hong Kong ve Singapur’un transit ticaret ve re-eksporttaki lider konumundan bahsetmiş, yazımızı istatistik verilerle somutlaştırmaya çalışmıştık. O tarihte elimizdeki 2014 yılı verilerine göre Hong Kong’un 524 milyar ABD doları, Singapur’un ise 410 milyar ABD doları ihracat geliri olduğunu belirtmiş, bu rakamların söz konusu ülkelerin ithalat giderleri bağlamında teknik analizini yapmıştık.

Aradan geçen oldukça kısa süre içinde Dünya Ticaret Örgütü, 2015 rakamlarını da açıkladı. Sırasıyla 511 ve 351 milyar ABD doları. Bu yazımızda, ihracat rakamlarının niye düştüğünün analizini yapmayacağız. Dünya genelinde bir talep azalması var, o nedenle tüm ülkelerin ihracat ve buna bağlı olarak ithalat rakamlarında düşme gözleniyor. 2014 yılında 19 trilyon ABD doları olan dünya ticareti de 2015 yılında, bir önceki yıla göre 2,5 trilyon azalma ile 16,5 trilyon ABD dolarına düşmüş durumda.

Üzerinde durmak istediğimiz konu, geçen haftaki yazımızda da belirttiğimiz gibi, bu iki “transit ticaretçi” ülke ile olan karşılıklı, yani ikili ticaretimizin görünümü.

Önce rakamları verelim, görüşlerimizi de akabinde aktaralım:

2015 yılında Hong Kong’a 345 milyon ABD doları seviyesinde ihracat yapmışken, ithalatımız 81 milyar olmuş. Dış ticaret istatistikleri ayrı tutulmakla beraber Hong Kong’un, siyasi açıdan Çin Halk Cumhuriyeti olduğunu düşündüğümüzde süper! Burada aklımıza gelen soru şudur: 3.000 Km2’lik (kabaca 50’ye 55 Km. ebadında) bir alana sahip olan bu ülke, başka ülkelerden alıp Türkiye’ye satmak yerine, Türkiye’den alıp başka ülkelere mi satmaktadır? Hong Kong’un genel ticaret yapısı düşünüldüğünde bu ihtimal baskındır. Veya şu da denilebilir: Türkiye Hong Kon için bir ihracat pazarı değildir. Hong Kong bu işi büyük ağabey Çin’e bırakmaktadır. Çin’in 2015 Türkiye ihracatını hatırlatalım: 25 milyar dolar!

Bu senaryolar arttırılabilir. Ürünler itibariyle “ne almışız ne satmışız” derinliğine girmeden, düz değerlendirme ile akla gelenlerden bazıları bunlardır.

Singapur’la olan karşılıklı ticaretimiz ise daha normal diyebileceğimiz bir tablo sunmaktadır. Bu ülkeye, yine 2015 yılı itibariyle 433 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştirip, karşılığında 365 milyar dolarlık ithalat yapmışız. Bu görünüm de gayet memnuniyet vericidir.

İlgili kurumlar ve karar alıcıların, dünya ticaretinde, bizce en zor operasyon olan transit ticaret ve re-eksportu, hem de inanılmaz ölçülerde başaran bu ülkeleri ve bu ülkelerle olan ticaretimizi masaya yatırıp bu işin bir anatomisini çıkarmalarında fayda görürüz.

Kim bilir, belki biz de orta vadede, 10-15 yılda, Hong Kong, Singapur, Dubai zincirinin bir başka halkası olabiliriz.

Bu tür operasyonlara eğilim, ihracatta kriz yaşadığımız yıllarda “kriz yönetimi” için, başka bir ifadeyle günü kurtarmak için bir çıkış yolu olarak görülmemeli, ülkemiz dış ticaret pratiklerinde kurumsallaştırılmaları için gayret gösterilmelidir. Çok az sayıdaki, tabir caizse “denk geldikçe” transit ticaret ve re-eksport yapan firmalarımızı kenarda tutarsak, panik içinde yapılan planlarla bu konuda kurumsallaşma adına bir-iki yılda başarılı olabilmek mümkün değildir.

 

 

 

Hakkında admin

Türk Dışticaret Vakfı

Cevapla

Scroll To Top