Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Dış ticaret / Türkiye İhracat Hedefine Eğitimle Ulaşacak

Türkiye İhracat Hedefine Eğitimle Ulaşacak

ihracat-hedefi

Küreselleşen ticari koşullara ayak uydurmaya çalışan Türkiye, özellikle dış ticarete yönelik gerçekleştirdiği hamlelerle güçlü bir ekonomiyi hedef alıyor

Bu amaç doğrultusunda ülkemiz, 2023 yılında 500 milyarlık ihracat gerçekleştirerek dış ticarette iddialı bir noktaya ulaşmanın gayretinde. Verdiği eğitimlerle farkındalık yaratan Dış Ticaret Vakfı ise, çalışmalarıyla bu hedef doğrultusunda önemli bir rol oynuyor. Dünyanın yeni ticaret pratikleri uyguladığına dikkat çeken Türk Dış Ticaret Vakfı Başkanı Ertuğrul Önen, dış ticaret girişimcilerinin buna ayak uydurması gerektiğini söylüyor.

Dış ticareti artırmaya yönelik yürüttüğünüz eğitim çalışmalarından bahseder misiniz? Yaptığınız çalışmalarla neyi amaçlıyorsunuz?

Dış ticaret ve özellikle ihracat, 1980’lere gelene kadar açık söylemek gerekirse maalesef dar bir çerçeveye sıkışmıştır. Bu sıkışıklık, ithal ikameci politikaların ülkeyi rekabete kapaması sonucunda, tarım ürünleri ağırlıklı ve düşük değerlerde gerçekleşebilen bir ihracat yapısına neden olmuştur. 1980’lerin başındaki liberal ekonomi dönemi ve giderek dış rekabete açık ortam, ihracat teşvikleri ve diğer unsurlar ülkemiz ihracatının önemli oranlarda artmasını sağlamıştır. Bu gelişmelere paralel olarak da, dış ticaret alanında eğitimli ve donanımlı eleman ihtiyacı baş göstermiştir. Eleman ihtiyacı 80’li ve 90’lı yıllarda, büyük firmaların alaylı eleman yetiştirmeleriyle bir ölçüde karşılanmaya çalışılmışsa da bu eğitim yöntemi, 2000’lerin başından itibaren dış ticaret verilerimizin önemli artışlar göstermesi, dış ticaret yapan firmalarımızın sayısal artışı ve her şeyden önemlisi uluslararası ticaret pratiklerinin dünya genelinde çok hızlı gelişip çeşitlenmesi okullu eğitimini deükaçınılmaz hale getirmiştir. Bu noktada, yani 2000 yılında Vakfımız, üniversitelerde henüz uluslararası ticaret veya dış ticaret gibi bölümler açılmadan önceki dönemde, sektöre bilinçli ve donanımlı elemanlar yetiştirmek için Dış Ticaret Uzmanlığı Eğitim Programları’na başlamıştır. Eğitimli Dış Ticaret Elemanı konseptini başlatan ve geliştiren bir kurum olarak Vakfımız, Ankara ve İstanbul dışında çeşitli kentlerde örgün dış ticaret eğitimleri vermiş olup, geçen süre zarfında 6 bin 500 civarında katılımcımız olmuştur. Bunun yanında iki sene önce başladığımız MEB sertifikalı uzaktan eğitimimiz de sürmektedir. Bu yöntemle, İstanbul ve Ankara dışında bulunan kentlerimizin de aynı eğitimi almaları, üstelik zaman sıkıntısı olmadan bu eğitime ulaşmaları imkânı doğmuştur. Kurumsal niteliğimiz paralelinde tüm eğitim katılımcılarımıza, meslek yaşamları boyunca fahri danışmanlık verme yönünde de taahhütte bulunulmakta, söz verilmektedir. Özel bir terminolojisi olan bu öğretinin güçlendirilmesi bağlamında Dış Ticaret İngilizcesi eğitimi de sistemimizde yer almaktadır. Bu eğitimimiz, Ankara ve İstanbul’da verilmektedir. Dış ticaret konusunda yurt dışına açılan insanlarımızın, muhatapları karşısında, deyim yerindeyse terminolojik sıkıntı yaşamamaları önemlidir. Tam dış ticaretçi olmak ancak bu branşın İngilizce terminolojisine, müzakere tekniklerine, yazışma yöntemlerine de hakim olmakla mümkündür. Dolayısıyla, bu dili bilenler de dahil olmak üzere dış ticaret İngilizcesi eğitimini almalarını önemsiyorum. Bu genel mahiyetteki eğitim yaklaşımımıza paralel olarak, firmalarla çeşitli kurum ve kuruluşların talepleri üzerine, dış ticaret ihtisas eğitimleri de düzenlenmekteyiz. Başka bir ifadeyle, gelen taleplerin kapsamına göre özel müfredat hazırlanmakta ve eğitim verilmektedir. Her şeyden önce bilinçli ve donanımlı, gelişmelerden haberdar olabilen ve kendisini güncel tutabilen dış ticaretçiler yetiştirmek, temel amacımızdır. Zira acımasız bir yapısı olan ve yapılan hataların bedelinin çok ağır bir biçimde ödendiği bu piyasada, bilgisi tam ve sağlam, dolayısıyla özgüveni yüksek olan elemanlara büyük ihtiyaç vardır. Hükümetin koyduğu 2023’te 500 milyar dolar ihracat hedefi de ancak bu nitelikteki elemanlarla tutturulabilecektir.

Sizce neden firma yetkililerin dış ticaret eğitimi alması gerekiyor?

Bu sorunuza kül yutmamaları için diye, çok kısa bir cevap vermem yeterli olabilir, ama biraz açayım. Birinci sorunuza cevap verirken değindiğim gibi dış ticaret piyasası çok acımasızdır. İşte bu piyasada kül yutmayacak düzeyde olmak gerekiyor. Örneğin fındık ihraç ediyorsunuz ve alıcınıza 4 bin USD/Ton birim fiyatla bir teklifte bulunuyorsunuz. Karşı taraf hemen şu yorumu yapabilecektir. “Ooo, bir çaylak yakaladık!”  Zira fındık, tarihi boyunca hep Kental (100 Kg.) olarak teklif edilir. Eğer siz ton teklif ederseniz, karşı taraf bu arkadaşa kül yuttururuz diyebilir. Bu kül yutma konusunda yüzlerce örnek verebilirim. Dolayısıyla, en azından bu nedenle dış ticarette eğitimi şart diyorum.

Türk Dış Ticaret Vakfı eğitim çalışmalarına ne kadar bütçe ayırıyor? Bu zamana kadar ne kadar kişi eğitim çalışmalarınızdan yararlandı?

Vakfımız, yaşamını eğitim gelirleriyle sürdürme gayretindedir. Yani eğitimlerimiz karşılığında bir bedel almaktayız. Ancak, çeşitli üniversitelerden sıklıkla konferans veya söyleşi talepleri geliyor. Bu taleplerin hepsini karşılamaya çalışıyoruz. En az iki saat, en fazla beş saatlik oturumlarda bu tip toplantılara katılan gençlerimize bilinç aşılanmakta, bu gençler nezdinde farkındalık yaratıyoruz.

Bu da bizim, dış ticaret öğretisi bağlamındaki fahri katkımız oluyor. Ayrıca yayın faaliyetlerimiz ve burs verme çalışmalarımız da bulunuyor.

Verilen eğitimler dış ticaret çalışmalarına nasıl yansıyor?

Öğrencilerimizden aldığımız geri dönüşler, genellikle iş yaşamlarında Vakfımızdan alınan eğitimin çok işe yaradığı şeklinde oluyor. Bir de ilk sorunuza verdiğim cevapta vurguladım, fahri danışmanlık işi de Vakfımızdan eğitim alıp da işe giren gençlerimiz için bir güvence oluyor. Kendilerini bu aidiyet duygusu içinde hissedenler iş yerlerinde, zannediyorum daha rahat yaklaşımlar içinde oluyor.

Sizce ülkemiz diş ticaretçileri, en çok hangi konuda zorlanıyor? Dış ticaretçilerin en büyük eksiklikleri nedir?

Şunu hemen ifade edeyim, bugün ile 20-30 yıl öncesini karşılaştırdığımızda alınan yol çok büyüktür. Eskiden yaşanan bazı sıkıntıların bugün yaşanmadığı bir gerçek. Örnek vermek gerekirse, ihracatçılarımızın numune, randevu, iletişim, piyasa araştırması gibi konularda aşama kaydettiğini söylememiz lazım. Bugün için ise eksiklik olarak nitelemeyelim, kendilerini geliştirmek durumunda oldukları konu diyelim, bilgilenme konusudur. Dünya, yeni ticaret pratikleri uygulamaktadır. Ülkemiz dış ticaret girişimcilerinin de buna ayak uydurması ve örneğin transit ticaret, re-eksport gibi yeni açılımlar içinde olmaları gerekiyor. Bu da bilgilenmeyle olacaktır. Konu açılmışken söyleyeyim. Hong Kong’un geçen yılki ihracat geliri 450 milyar dolar civarında. Bunun 415 milyar doları re-eksport ve transit ticaretten.

Ülkemizin son yıllardaki dış ticaretini nasıl değerlendiriyorsunuz? Dış ticaretimiz yeterli seviyede mi? 

Bu sorunuza da yeterli seviyede değil diye çok kısa bir cevap da verebilirim, bir kitap da yazabilirim. Dış ticaretin malum, iki ayağı var. İhracat ve ithalat. Dış ticaretçi olma iddiasındaki ülkelerin böbürlendiği veri, ihracatın ithalatı karşılama oranıdır. Bu oran Almanya’da, uzun yıllardır yüzde 120 dolayında, yani Almanlar net ihracatçı; bizde ise neredeyse 50 yıldır yüzde 100’ün altında ve geçen sene yüzde 56. Biz de net ithalatçı olarak tanımlanan gruptayız.  Diğer gelirleri sınırlı olan ülkemizde yüzde 56’lık bir karşılama oranı tehlikeli. Bu nedenledir ki Hükümet, yeni yatırım teşvikleri konseptini, ithalatın azaltılmasına odakladı. Tabii bunun sonuçları için yaklaşık beş sene beklemek gerekecek. Geçen sene 105 milyar dolarla tarihimizin en büyük rakamına ulaşan dış ticaret açığımızın bu yıl da 80 milyar doların üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Karşılama oranı yüzde 60’ın üzerine çıkacak olmakla beraber, ülkemiz için yüzde 80’lere ulaşılması önemlidir. İhracatı ithalattan soyutlayarak konuştuğumuzda ise, gelinen nokta tabii çok dikkat çekicidir. 1980’lerin başında dünya ihracatı içindeki payı yüzde 0,4 olan ülkemiz, bugün yüzde 1’e yaklaşan bir performans göstermektedir. Almanya, Çin, İtalya, Hollanda gibi bin yıldır dünya ticaret sahnesinde olan baş aktörlerin yer aldığı bu sahnede ülkemizin yeri de giderek saygınlaşmaktadır. Eğitimli elemanlarla bu saygınlık hızla artacaktır.

Kaynak: ihracat.info.tr – İhracat Dergisi:  25.01.2013 Tarihli Türk Dışticaret Vakfı röportajı

 

Hakkında admin

Türk Dışticaret Vakfı

Cevapla

Scroll To Top