Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Haftanın Yazısı / İŞTE BUNLARA KAFAM BOZULUYOR

İŞTE BUNLARA KAFAM BOZULUYOR

O. Ertuğrul ÖNEN

Başlığı görür görmez içinizden canınızı sıkan, asabınızı bozan bir dolu şeyin geçtiğinden eminim.

Nasıl geçmesin ki, şu ülkede bizi geren, deyim yerindeyse tepemizi attıran o kadar çok şey yaşıyoruz ki, say say bitmez.

Ben sıralamaya başlıyorum, hangisine katılmazsınız siz söyleyin.

  • İktidarın ve muhalefetin hemen hemen hiçbir konuda anlaşamamasına,
  • İktidar ve muhalefet partilerine mensup millet vekillerinin sadece kendi çıkarları söz konusu olunca birlikte hareket etmelerine,
  • Televizyon kanallarının her birinin ses yüksekliğinin farklı olmasına, reklamlar başlayınca sesin yükseltilmesine,
  • Televizyon dizilerine göre Türk halkının ekseriyetinin boğazda, yalılarda, köşklerde oturuyor gösterilmelerine,
  • Güçlü holding patronlarının, aşiret reislerinin adamlarının bu dizilerde patronlarından aldıkları talimatla onlarca kişiyi gözlerini kırpmadan öldürmelerine, devletin polisinin, yargısının sanki yokmuş gibi bir izlenim yaratılmasına,
  • Her hafta zamlanan değil, fiyatı ayarlanan akaryakıt fiyatlarına,
  • Batıda kaldırımlar evladiyelikken bizde sürekli bozulup yapılmasına,
  • Rögar kapaklarının yolla aynı seviyede olmamasına,
  • Trafiktekilerin birbirlerini yardımlaşılacak kişiler gibi değil de hasım gibi görmelerine,
  • Vaktinde şeridini almayarak son anda dört şeritli yolda en sağdan en sola, en soldan en sağa geçmeye çalışarak tüm trafiği felç edenlere,
  • Trafik yön levhalarını dönüş ve kavşaklarda ağaç arkalarına saklayarak görevlerini yaptıklarını sananlara,
  • Hiçbir kurala uymadan trafiğin canına okuyan motosikletlilere,
  • Çevreye saygısı olmayan, arabasının kül tablasını yola boşaltanlara, piknik atıklarını yeşil doğaya emanet ederek plastik kirliliği yaratanlara,
  • Hayvanlara kötü muamele, işkence yapanlara, fiyaka olsun diye aldığı evcil hayvanları gönlü geçince sokağa bırakanlara,
  • Haklarına razı olmayanlara,
  • Devletten bir şey verilirken en önde devlete bir şey verilmek gerekirken ortada görünmeyenlere,
  • Hiçbir estetik ölçüye uymayan, insanın gözünü rahatsız eden yapılara imza atan mimarlara,
  • Ucube yapılara, kaçağa göz yuman, kentlerimizi her 10 senede bir tanınmaz hale getiren belediye yetkililerine,
  • Doğru dürüst hizmet vermeden halkın cebinden eli çıkmayan kamu, özel tüm kurum, kuruluş ve şirketlere,
  • TÜİK’in çalışanı da emekliyi de perişan eden enflasyon hesaplarına,
  • Dağ gibi büyüyen dış borçlarımıza, iki yakası bir araya gelmeyen devlet bütçemize,
  • Cumhuriyetin 100.yıl hedefi olan 500 milyar $’lık ihracat hedefimizin halen ufukta görünmemesine,
  • Asgari ücretin ülkemizde ortalama ücret kabulü görmesine,
  • Eğitim ve sağlık gibi sosyal devletin temel fonksiyonlarında, devletin yerini özel kesimin almasına,
  • Devletin sağlık kurumlarında randevuların aylar sonraya verilmesine, özel sağlık kurumlarına ise güç yetmemesine,
  • Okumuş yazmış yetenekli, yetişmiş nüfusumuzu bedavaya gelişmiş ülkelere hediye ederken, onların yerini az gelişmiş ülkelerin vasıfsız bireylerinin almasına,
  • Bunca büyük harcamalara rağmen büyük futbol takımlarımızın Avrupa’nın sıradan takımları karşısında bile çoğu kez aciz kalmalarına ve elle tutulur bir başarı yakalayamamalarına,

Kafam bozuluyor.

Bu kadar mı dediğinizi duyar gibiyim. Tabii bu kadar değil. Ne var ki tamamını yazmaya sayfalar yetmeyeceği gibi, zülfikâra dokunma ihtimalini de unutmayalım.

Siz bu listeye içinizden gelen eklemeleri yapabilirsiniz. İçinizden olduktan sonra atış da serbest.

Hepinize kafanızın bozulmayacağı, sinirlerinizin gerilmeyeceği neşeli, güzel günler, yıllar diliyorum.

Hakkında admin

Türk Dışticaret Vakfı

Cevapla

Scroll To Top