Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Haftanın Yazısı / ​CHARLIE CHAPLIN’İN FİNAL KONUŞMASI

​CHARLIE CHAPLIN’İN FİNAL KONUŞMASI

Yıl 1940. Hitler Almanyası tüm hızıyla Avrupa’da esiyor. Felâketin daha başlangıç dönemi. ABD ile Almanya henüz “barış” içindeler. Ama Charlie Chaplin tehlikeyi çok net görenlerden. Yönetmenliğini kendisinin yaptığı ve başrolünüPaulette Goddard ile paylaştığı ilk sesli filmini çevirir: TheGreat Dictator!  ​

Film, Hitler ve rejimini müthiş bir ironi ile işler, hatta dalga geçer. Film büyük ses getirir, Hitler hiddetlenir.

Asıl mesaj filmin en sonunda gelir. Son sahnedeki tirad film tarihine geçer. Filmdeki adlarıyla Tomenia (Almanya) ülkesinin başındaki diktatör Heynkel’in (Hitler’in) final konuşması, tiradı geçerliliğini insanlık tarihi boyunca koruyacak niteliktedir.

Bu epik konuşmadan bazı başlıklar verelim:

“Bu dünyada herkese yetecek yer var. Ve toprak hepimizin ihtiyacını karşılayacak kadar bereketlidir.

Hırs insanların ruhunu zehirledi, dünyayı bir nefret çemberine aldı.

Çok düşünüyoruz ama az hissediyoruz.

Makineleşmeden çok insanlığa gereksinimimiz var.

Zekâdan çok iyilik ve anlayışa gereksinimimiz var.

Üstümüze çöken belâ, vahşi bir hırsın, insanlığın gelişmesinden korkanların duyduğu acının bir sonucudur.

İnsanlardaki bu nefret duygusu geçecektir.

İnsanlar ölmeyi bildikleri sürece özgürlük asla yok olmayacaktır.

Askerler! Nefret etmeyin! Yalnızca sevilmeyenler nefret eder.

İnsanlar! Bu hayatı özgür ve güzel kılacak güce sizler sahipsiniz. Herkese çalışma şansı verecek, gençlere gelecek, yaşlılara güvenlik sağlayacak bir dünya için savaşalım.

Zalimler de böyle sözler vererek iktidara geldiler. Ama yalan söylediler! Sözlerini tutmuyorlar. Hiçbir zaman da tutmayacaklar!

Bak, Hannah. Bulutlar dağılıyor! Güneş çıkıyor! Karanlıktan aydınlığa çıkıyoruz! Yeni bir dünyanın eşiğindeyiz. İnsanların nefretten ve gaddarlıktan arındığı yepyeni bir dünyaya yaklaşıyoruz. Başını kaldırıp bak!”

Niye bunları yazma ihtiyacı hissettik?

Hukuk tanımayan ve “dostluğu” geçiniz, müttefiklik anlayışıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan bir yaklaşımla ülkemiz aleyhine ticari yaptırımlar uygulamaya koyan Trump’ın bitmek tükenmek bilmeyen tuhaf tutumları CaharlieChaplin’in yukarıdaki söylevini hatırlattı bize. Trump’ın Çin ürünleri için koyduğu ek vergiler, İran ambargosu ve diğer aksiyonları, giderek dünyanın başına ciddi bir belâ olma eğilimindedir.

Ama, ne Türkiye o “umduğu” Türkiye’dir; ne de Çin 1800’lerin ortalarında İngilizlerin “Afyon Savaşları” ile diz çöktürdüğü Çin’dir.

Trump’a tavsiyemiz, ekibiyle birlikte Büyük Diktatör filmini ve filmin özellikle son beş dakikasını izlemesidir.

Ömer Berki

Hakkında admin

Türk Dışticaret Vakfı

Cevapla

Scroll To Top