Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Haftanın Yazısı / BU DÜNYADAN HALİL BAŞOL GEÇTİ

BU DÜNYADAN HALİL BAŞOL GEÇTİ

Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından verilen küçük bir ilanda “13,15,16 ve 19’ncu dönem Milletvekili ve eski Ticaret Bakanlarından Halil Başol vefat etmiştir” yazıyordu. Başka ne bir ilan ne bir haber.

Halil Başol ufak tefek, sessiz sakin bir kişiydi. Ayrılışı da karakterine uygun oldu. Aramızdan sessizce göçüp gitti. Bakanımız olarak geldiğinde ben Bakanlık Müfettişiydim.

Onun beni ilk fark etmesi, Teftiş Kurulu olarak o tarihlerde Atatürk Orman Çiftliği’nde yer alan Marmara Oteli’nde onuruna verdiğimiz bir yemekle oldu.

Kıdem olarak ona en uzak yerlerden birinde oturuyordum. Etliye sütlüye karışmadan konuşuluyordu. Oysa kurulun acilen ele alınması gereken sorunları vardı. Başkanımız ve çevresinde yer alan kıdemli arkadaşlarımız bu konulara girmeye yanaşmıyorlardı. Baktım kimsenin konuşmaya niyeti yok ta uzaklardan elimi kaldırarak söz istedim. Adeta beni görmezden geliyorlardı. “Şimdi başımıza iş çıkarma” der gibiydi bana dönen bakışlar. Ama, Halil Başol farketti “orada genç bir arkadaş söz istiyor” diye başkanımızı uyarınca ister istemez konuşma izni verildi. O gün kıdemlilerin değilse de genç arkadaşlarımın beğenisini kazanan bir cesur çıkış yaptım. Bakanımız anlayışla, sessizce dinlemişti.

Başkanımız değişmişti. Yerine gelen yeni başkanımız ailesini İstanbul’dan Ankara’ya getirmediği için sık sık İstanbul’a gidiyordu. Beni refakat müfettişi (bir nevi başkan yardımcısı) olarak görevlendirmişti. Onun Ankara’da olmadığı zamanlarda, zaman zaman bakanın denetim ve soruşturmalarla ilgili bilgi taleplerine ben muhatap oluyordum. Halil Bey artık beni iyiden iyiye tanımıştı.

Bir kış günü akşamın geç saatlerinde özel kaleminden bakanın beni çağırdığı bildirildi. Odasına girdiğimde adeta karanlıkta oturuyordu. Yanan yalnızca çalışma masasının üzerindeki lambaydı. Bana eliyle oturmamı işaret etti. Telefonla konuşuyordu. Tekirdağ’daki annesinin halini hatırını soruyor, ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığını öğrenmeye çalışıyordu. Sesindeki sevecenlik ve ilgi motifi onun annesine düşkünlüğünün derin izlerini taşıyordu.

Konuşmasını bitirdiğinde özel kalemden iki çay göndermelerini istedi.

Sonra gülen gözlerle bana dönerek “Ertuğrul, seni Teftiş Kurulu’ndan alıyoruz” dedi.

İşte onun bu cümlesiyle benim kamudaki çalışma dönemimin yöneticilik evresi başlamış oluyordu. İhracat Genel Müdür Başyardımcısı olmuştum. Daha 33 yaşındaydım. Halil Başol 33 yaşındaki bir gence güvenmişti. Sonraki yıllarda ben onun bu güvenini boşa çıkarmadım.

Halil Başol Fiskobirlik Genel Müdürlüğü de yapmış, teknisyen yönü ağır basan bir siyasetçiydi.

İlginç bir çalışma yöntemi vardı. Acil olan hususlar dışında ve istisnalar haricinde bakanlığın tüm birimlerinin yöneticileri her akşam toplantı odasında bir araya gelirlerdi. Daha doğrusu bakanımız böyle isterdi. Sonra Bakan ve Müsteşarın da katılımı ile çalışma başlardı. Herkes birbirlerinin işleriyle ilgili yorum yapar, zaman zaman hararetli tartışmalar, alınganlıklar da yaşanmaz değildi. Ama her şey açık seçik tartışılırdı. Herkes fikrini açıkça ve özgürce ifade ederdi, sanki bir mini meclis havası içerisinde.

Halil Başol ikinci kere bakanımız olduğunda ben yurt dışı görevindeydim. Yokluğumda aleyhimde kuyumu kazmaya çalışanların bu girişimleri Halil Başol engeliyle başarıya ulaşamamışlardı. Beni takdir ettiğini biliyordum.

Aktif siyasetten ayrıldıktan sonra memleketi olan Tekirdağ’da yaşadığını duydum. Bir kez telefonla görüşebildim. İşte hepsi bu.

Onunla ilgili anıların da yer aldığı 2018 yılında yayınlanan “Sen İşini Kış Tut, Yaz Çıkarsa Bahtına” ismini taşıyan kitabımı Ankara’da bulunan oğlu aracılığı ile ona da gönderdim. Umarım okumak fırsatını bulmuştur.

Bu ülkeye hizmet eden, önemli görevlerde bulunan Halil Başol sessiz sedasız aramızdan ayrıldı.

Değerli Bakanım ışıklar içinde uyu, yerin cennet olsun.

Hakkında admin

Türk Dışticaret Vakfı

Cevapla

Scroll To Top