Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Haftanın Yazısı / HOŞGELDİN ANKARAGÜCÜ

HOŞGELDİN ANKARAGÜCÜ

Başkentin sarı lacivertli tarihi kulübü Ankaragücü ligin bitimine bir hafta kala süper lige adımını attı.

Ankaragücü’nün başarısı, deyim yerinde ise parayla pulla değil kanla, terle, emekle elde edilen bir başarıdır.

Başkentin en çok taraftarı olan, en sevilen,  gerçek halk takımı olarak görülen bu seçkin kulübü, sanki şanlı tarihinden intikam alınırcasına bir takım mahalli çekişmelerle dibe çekilmeye çalışılmış ve bunda kısmen de olsa başarı da sağlanmıştır.

Ancak Ankara’ya ve spor tarihimize mal olmuş bu güzide kulüp, camiasının özverileri, sevenlerinin destekleri, kulüp yönetimin, teknik kadrolarının ve sporcularının fedakâr ve feragatli mücadelesi ile düşürüldüğü ikinci ligden iki yıl içerisinde yeniden ait olduğu yere, süper lige dönmüştür.

Ankaragücü suni bir kulüp, bir geçici heves değildir. O bir tarihtir. O bir halka mal oluştur.

Hiç Ankaragücü maçı izlediniz mi bilmiyorum. Gördüklerim tanık olduklarım her defasında beni gerçekten çok etkilemiştir. Birçok anlı şanlı, büyük paralarla kurulan takımlar kendi sahalarında bile bir avuç seyirciyi zor toplarken, Ankaragücü’nün fedakâr ve cefakâr seyircisi karda, kışta, soğukta her türlü güç koşulda takımını yalnız bırakmamıştır. Binler, on binler, ister Ankara olsun, isterse takımının gittiği herhangi bir yer, oradadırlar. Onlar takımlarını asla yalnız bırakmamışlardır. Bu topyekûn mücadelede Ankaragücü taraftarı da üzerine düşeni en üst düzeyde yerine getirmiştir.

Ankaragücü mantar gibi biten bir heves ürünü kulüplerden değildir. Kökü ta Osmanlıya, İstanbul’a uzanan bir tarihtir. İstanbul’da ordu ihtiyacına yönelik üretim ve onarım faaliyetlerinde bulunan İmalat-ı Harbiye tesislerinde, atölyelerinde çalışan işçilerin, öğrencilerin hayat verdiği kulüplerin birleşmesi ile ortaya çıkmış bir kulüptür. Bu hareketin başlangıcı 1904 olarak kaydedilir.

Ancak Ankaragücü kendi kuruluş başlangıcını 1910 yılında Agâh Orhan’ın öncülüğünde kurulan Altınörs İdman Yurdu ile Şükrü Abbas’ın liderliğinde kurulan Turan Sanatkarangücü’e dayandırmaktadır.

Bu iki kulüp ilk maçlarını kendi aralarında yaparlar. Bu tamamlanamayan bir maç olur. İstanbul Cuma Ligi’ne katılmak isteyen bu iki kulübün başvurusu aynı kuruluşun takımları olmaları nedeniyle kabul edilmez. Bunun üzerine bu iki kulüp birleşerek “Sanayii Mektebi Spor Kulübü” adını alır ve böylece lige kabul edilir.

1.Dünya Savaşının başlaması ve ardından Kurtuluş Savaşı dönemlerinde zaman zaman futbol maçlarına ara verilir. İstanbul’un işgali ile silah fabrikalarının kapatılması üzerine İmalat-ı Harbiye’nin futbolcu ve yöneticileri İmalat-ı Harbiye direniş örgütünü kurarak Anadolu’ya İnebolu üzerinden silah ve cephane naklini organize etmişlerdir. Bu örgütten 60 kişilik bir grup Ankara’ya geçerek Kurtuluş Savaşı’nın cephelerinde görev almıştır. Ankaragücü takım halinde Kurtuluş Savaşı’na katılan tek takımdır. Ve Ankaragücü artık direnişin merkezi, kurulacak Cumhuriyetin başkenti Ankara’dadır. O artık bir Ankara kulübüdür.

Altınörs Kulübü’nün ismi 1920 tarihinde Anadolu Sanatkarangücü olmuştur. 1922 yılında ise Turan Sanatkarangücü yine aynı ismiyle yeniden kurulmuştur.

1923 tarihinde bu iki kulüp birleşerek Sanatkarangücü adıyla Ankara Ligi’ne katılmışlardır.

1933 tarihinde ise kulübün ismi artık Ankaragücü Gençlik ve Spor Kulübü’dür.

Ankaragücü bir emekçi takımıdır. Halkın takımıdır. Kurtuluş Savaşımızın ve Cumhuriyetimizin simgesi köklü çınarlardan biridir.

Ankaragücü, ligimize inanıyorum ki, renk katacaktır. Ankaralıları kulüplerine sahip çıkmaya çağırıyorum.

Hoş geldin ve hep burada kal Ankaragücü.

O. Ertuğrul Önen

Hakkında admin

Türk Dışticaret Vakfı

Cevapla

Scroll To Top