Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Haftanın Yazısı / “İDEAL DEVLET DÜZENİ”

“İDEAL DEVLET DÜZENİ”

“Devlet” kavramı; düşünürler, devlet adamları, devlet adamı olamayan siyasetçiler, edebiyatçılar başta olmak üzere toplumun neredeyse tüm kesimlerini temsil edenler tarafından üzerinde binlerce sayfa kitap yazılan, kafa yorulan, tartışmalar yapılan, fikirler üretilen kurumsal bir olgudur.

Devlet konusunu kendine dert edinen ilk ciddi isimler Platon ve onun talebesi Aristo, devlet üzerine ahkâm keserken, analiz ve değerlendirmelerinin odağına “ideal devlet düzeni” olgusunu almışlardır. İki bin yıldan beri işlenen konu da esasen budur: “İdeal devlet düzeni!”. Anayasaların asıl işlevi de budur. 1921 ve 1924 yıllarında kabul edilen Anayasalarımızın “Teşkilâtı Esasiye Kanunu” olarak kabulünün de temelinde bu, yani anayasaların temel hak ve hürriyetler yanında devlet düzenini, devletin “esas teşkilat” yapısını düzenleme işlevinin de birincil derecede önemli olduğuna vurgu yapılmaktadır.

Modern zamanların anayasalarında da temel hak ve hürriyetler yanında “devletin yapısı” bu en üst yasal düzenlemenin omurgasını oluşturmaktadır.

Bu saptamayı yaptıktan sonra asıl konumuza gelelim.

Bundan iki hafta kadar önce, 12 Ağustos 2017 tarihli Resmi Gazete’de, Ekonomi Bakanlığı tarafından “Türkiye Tanıtım Grubunun Kuruluş ve Görevleri Hakkında Yönetmelik” yayımlanmıştır. Bu yeni Yönetmelik esas olarak, 1998 yılında, fındık ürünümüzün tüketiminin global ölçekte arttırılması ve bu suretle “devreden fındık stoklarının yarattığı sorunların giderilmesi” gibi çok doğru bir yaklaşımla kurulan Fındık Tanıtım Grubu’ndan esinlenilerek kurulanlarla birlikte, 2000’li yıllarda sayıları on altıyı bulan ve tamamı 14 Mart 2017 tarihli Resmi Gazete’de Ekonomi Bakanlığı tarafından yayımlanan bir Tebliğ ile lağvedilen tanıtım gruplarının yerine geçmek üzere oluşturulan ve tüm ürünlerimizin yurt dışında tanıtımını yapacak, dolayısıyla ihracatımızın arttırılmasını sağlayacak merkezi bir tanıtım mekanizmasının kurulmasını düzenlemektedir.

Bu yeni düzenlemeyle, yukarıda da vurguladığımız gibi, doğru olan yapılmış, “ürünlerimizin dış piyasalarda tanıtım işi” dağınıklıktan kurtarılmıştır. Başka bir ifade ile, eğer tanıtım için mevcut yapı yetersiz görülüyorsa veya mevcut yapı tanıtım konusunda etkin sonuçlar alınmasını mümkün kılamıyorsa, böyle bir düzenleme fayda getirecektir.

Ancak, bu Yönetmelikle oluşturulan organizasyon yapısına bakıldığında, bugüne kadar tanıklık etmediğimiz bir durumun ortaya çıktığı görülmektedir.

Yönetmelik, Türkiye Tanıtım Kurulu’nun (TTG) organlarını, sırasıyla Danışma Kurulu, Yönetim Kurulu ve idari sorumluluk taşıyacak İcra Direktörlüğü olmak üzere üç grupta toplamaktadır.

TTG’nin en üst organı olduğu anlaşılan Danışma Kurulu’nun başkanının Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı, üyelerinin ise, diğer üyeler yanında Ekonomi Bakanlığı’nın dört genel müdürü olduğu, Yönetmeliğin 6. Maddesinde belirtilmektedir.

İşte tam bu noktada, bir ülkenin “teşkilâtının esasını” oluşturan devletin, bir meslek kuruluşu temsilcisinin başkanlığı altına alınması gibi, ne “İdeal Devlet Düzeni”, ne “Devletin Manevi Şahsiyeti”, ne de başka bir ilkesel kavramla açıklanması imkânsız olan bir durum zuhur etmektedir.

İşin cabası da, bu Yönetmeliğin Ekonomi Bakanlığı tarafından yayımlanmış olması ve mevzuat yapım tekniği açısından da, “Yürürlük” maddesinin kaçınılmaz olarak şu şekilde düzenlenmiş olmasıdır:

“Bu Yönetmelik hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.”

Yorumu sizlere bırakıyoruz.

 

Hakkında admin

Türk Dışticaret Vakfı

Cevapla

Scroll To Top