Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Haftanın Yazısı / KARİYER OLARAK DIŞ TİCARET

KARİYER OLARAK DIŞ TİCARET

Gençler arasında özellikle son 10 yılın gözde kariyer hedeflerinden biri de “Dış Ticaret”tir. Bu olgu, bir yandan uluslararası ticaretin renkli dünyasının cazibesinden, diğer yandan cumhurbaşkanlarının ve başbakanların ihracatın ülke kalkınması açısından önemini vurgulayan demeçlerinin gazetelerin bazen ilk sayfalarının manşetlerinde, bazen de ekonomi sayfalarında geniş bir biçimde yer bulmalarından kaynaklanmaktadır.

Geçtiğimiz hafta içinde medyada, “Hukuk” ve “İlahiyat” fakültelerindeki tüm kontenjanların dolduğunu gördük. Her iki fakültenin de yaklaşık 15.000’er bin olan kontenjanı dolmuş. Aynı şekilde tüm kontenjanı dolan başka fakülte ve yüksekokullar da var. Ancak aralarında “Dış Ticaret”, “Uluslararası Ticaret” veya “Lojistik” gibi bölümler bulunmamakta. Buradan hareketle, gençlere kariyer planlamasında dış ticaretin mesleki bağlamdaki öneminin tam olarak anlatılamadığı sonucu çıkabilir.  Ancak diğer taraftan, bu bölümlerin toplam sayısının, geçen haftadaki yazımızda da belirttiğimiz üzere 350 gibi anormal bir düzeyde olduğu düşünülürse, bugünkü şartlarda bu bölümlerin “tam tercih edilmesini beklemek” herhalde hayalcilik olacaktır.

Türkiye gibi dış ticaret alanındaki eğitim ve öğretimde dünya ölçeğinde oldukça yeni sayılabilecek bir ülkede 350 dış ticaret bölümüne yeterli ve yetkin öğretim üyesi bulmak imkân ve ihtimal dahilinde değildir. Bu olgu, Vakfımızın son derece sağlıklı bir şekilde yaptığına inandığımız saptamalardandır. Başka bir ifade ile bu alanda ciddi bir “nicelik ve nitelik sorunsalı” bulunmaktadır. Hatta işin içinde, ek olarak bir de “müfredat sorununun var olduğunu söylemek”, gerçekçi bir yaklaşım olarak değerlendirilmelidir.

Bu gerçekleri bir tarafa bıraktığımızda, evet, Türk Dışticaret Vakfı yöneticileri olarak bizlerin de kırk yılı aşkın bir süredir meslek edindiğimiz dış ticaret öğretisi, sadece ülkemiz açısından değil global yelpazede de giderek değer kazanan bir meslek haline gelmiştir. Bu alana gençlerin ilgisi giderek artmaktadır.

Bu mesleğin, yukarıda değindiğimiz ibare ile “global geçerliliğe sahip bulunması” çok önemli bir avantajı da beraberinde getirmektedir: “Global geçerli eğitim ve bilgi!”. Bundan kastettiğimiz, bu eğitimi, Çin’de, ABD’de, Venezuella’da, Afrika’da ve ülkemizde, kısacası dünyanın neresinde alırsanız alın size öğretilecekler birbirinin tıpa tıp aynısıdır. Örneğin; Kolombiya’da “İhracatta Teslim Şekilleri” nasıl ICC-Incoterms temelinde anlatılıyorsa, Kenya’da da aynı temelde anlatılmaktadır. Dış ticaret öğretisinin en komplike konularından olan konşimento, akreditif ve diğer tüm başlıklar için de bu olgu aynen geçerlidir (Ülkeler özelinde, bazı özel belgelerin   – örneğin, bazı ürünlerde aflatoksin veya radyasyon belgesi istenmesi – şeklindeki istisnaların, bu genel saptamamızı sakatlamadığını düşündüğümüzü de burada belirtmekte fayda görmekteyiz).

İşte bu büyük avantaj, ülkemizde veya diğer ülkelerde dış ticaret eğitimi alanlara, yabancı dil bilmek ön şartıyla, dünyanın her yerinde kariyer kapılarını açmaktadır. Bu durum, tıp alanı dışında, diğer mesleklerde var olan bir şans değildir. Örneğin, ülkemizin son 10-15 yıldır en popüler yüksek öğrenim branşlarının başında gelen hukuk eğitimi, dünya genelinde kariyer yapabilme olanağı vermemektedir. Bir hukuk mezununun “ülke dışında çalışacağım” dediğinde, Türkiye’deki mezuniyetini takiben çok büyük emekler vererek kendini donatması gerekecektir. Halbuki ülkemizde dış ticaret öğretisi alan bir genç, eğitimini tamamladıktan sonra dünyanın herhangi bir ülkesinde bu alanda çalışabilecek bilgiye, yani deyim yerindeyse, üniversal dış ticaret bilgisine sahip olacaktır.

Mesele, bu eğitimin nasıl, kimden ve hangi müfredatla alındığıdır!

 

 

Hakkında admin

Türk Dışticaret Vakfı

Cevapla

Scroll To Top