Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Haftanın Yazısı / YENİ İDARİ REFORM YAPILACAKSA: “TİCARET BAKANLIĞI”

YENİ İDARİ REFORM YAPILACAKSA: “TİCARET BAKANLIĞI”

Genel seçimler yaklaşıyor. 1 Kasım 2015 günü milletimiz bir kez daha sandığa gidecek. Seçimlerin akabinde kurulan yeni hükümetlerin, kısmen motivasyon, kısmen de işin gereği, yaptıkları bir şey vardır: İdari reform.

Adına “kamuda reform” veya “kamu reformu” da denilen bu operasyonla kamu kurumları yeniden yapılandırılır, bazı kurumlar birleştirilir, bazı kurumlar bölünür, çoğaltılır. Açıkçası bu birleştirme ve bölünmeler, ilgili çevrelerde belli ölçülerde heyecan da yaratır. Hatta, bu heyecan; bürokratlara, iş dünyasına ve siyasetçilere, kısa süreli olsa da şevk verir. Bu şevkle projeler üretilir, sayfiye benzeri yerlerde arama konferansları yapılır, takiben karar konferansları ve böylece devam eder gider.

Özet olarak, kamu reformları heyecanı tetikler.

Ama, burada sorulacak ilk soru şudur: Ülkemizde kamu reformları rasyonel yaklaşımlarla yapılabilmekte midir? İhtisas konumuz dış ticaret olduğu için konuyu bu çerçevede, yani dış ticaret özelinde analiz etmek ve görüşümüzü bu bağlamda ifade etmek istemekteyiz.

Önce, dış ticaretin son yarım asırlık kurumsal hikayesine, kronolojik olarak göz atalım:
1960’lar : Ticaret Bakanlığı (Dış Ticaret Dairesi Reisliği)
1971 : Dış Ekonomik İlişkiler Bakanlığı
1971 : Tekrar Ticaret Bakanlığı (Dış Ticaret Genel Sekreterliği)
1983 : Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı
1994 : Dış Ticaret Müsteşarlığı
2011 : Ekonomi Bakanlığı

Fazla nostalji yapmadan 2011 reformuna bakalım. Hukuki alt yapısı Kanun Hükmünde Kararname olan 2011 yapılanmasında Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın tamamı, o tarihe kadar Hazine Müsteşarlığı bünyesindeki yatırım teşvikleri ve yabancı sermaye birimleri ile birlikte Ekonomi Bakanlığı çatışı altında birleştirilmiştir. Bu birimlerin bir araya getirilmesi doğru olmakla beraber “Ekonomi Bakanlığı” adı yanlış olmuştur. Bunu, konuyla ilgili hemen hemen herkes, o tarihlerde ve takip eden süreçte “aklın yolu birdir” mantığının bir ifadesi olarak dile getirmiştir.

Yapılan kritikler sadece bakanlık adıyla da sınırlı kalmamıştır. Bizim de katıldığımız görüşe göre, bugünkü Ekonomi Bakanlığı birimlerinin, halen Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Gümrükler Genel Müdürlüğü ve Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğü’nü de içine alacak şekilde, örneğin bir “Dış Ticaret Bakanlığı” çatısı altında bir araya getirilmesi, ideal değil ama ideale yakın bir yapı oluşturacaktır.

Dış ticaret ve gümrük işlerinin zaman zaman aynı bakana bağlanmasına rağmen, bu iki yapının bir türlü organik bir bağlantı içine alınamamış olması da incelenmesi gereken bir başka konudur. Özellikle Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Hazine Müsteşarlığı olarak ikiye ayrıldığı 1994 yılından sonra iş başına gelen hükümetlerde Dış Ticaret Müsteşarlığı ile Gümrük Müsteşarlığı sıklıkla aynı bakanlara bağlanmış, ancak bu iki kurum bir şekilde “yekpare bir kurum” yapılamamış, belki de bilhassa yapılmamıştır.
Sistem içinde bir “Ekonomi Bakanlığı” mutlaka isteniyorsa da, Kalkınma Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığı’nın kombine edilmesi suretiyle böyle bir bakanlığın kurulması pekâla mümkündür.

Eğer 1 Kasım 2015 günü yapılacak seçimlerden sonra kurulacak hükümet de bir kamu reformu yapacaksa, yeni bir heyecan ve şevk için değil, işin gereği icabı, ilk iş olarak şu andaki Ekonomi Bakanlığı’nın yapısını ele almalı ve yukarıda özetlemeye çalıştığımız çerçevede yeni bir düzenleme yapmalıdır.

Bu yapıya Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü de eklenirse, asıl heyecan ve “reform” işte o zaman eksiksiz olarak gerçekleşecektir.

Hakkında admin

Türk Dışticaret Vakfı

Cevapla

Scroll To Top