O. Ertuğrul ÖNEN
1937 yılında Büyük Britanya Krallığı Büyükelçiliği, Kral VIII. Edward’ın Atatürk’ün doğum gününü kutlamak istediğinden bahisle, Dışişleri Bakanlığından onun doğum tarihini sorar. Dışişleri konuyu Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine intikal ettirir. Genel Sekreter Hasan Rıza Soyak, Atatürk’ün onayı üzerine dışişlerine “Reisicumhur Atatürk’ün 19 Mayıs 1881 tarihinde doğmuş olduklarını arz ederim” cevabını verir.
Atatürk’ün doğum tarihi olarak kabul ettiği 19 Mayıs günü, onun tam bağımsızlık düşüncesi, azmi ve kararlılığı ile Samsun’da Anadolu’ya ayak bastığı tarihtir.
19 Mayıs 1919, milletin azim ve kararı ile tam bağımsızlık mücadelesinin ilk kıvılcımının Anadolu’yu aydınlattığı tarihtir.
Mustafa Kemal, derin endişeler ve düşünceler içinde savaşı kaybetmiş, işgalle karşı karşıya kalmış bir ülkenin kumandanı olarak yorgun, bezgin, üzüntü ve kaygılarla dolu olarak 13 Kasım 1918 günü Haydarpaşa Garı’nda trenden inmiş ve sonradan Kartal ismini alacak olan Enterprise İstimbotu ile Galata Rıhtımına doğru giderken İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan gemilerinden oluşan işgal kuvvetleri donanması da demirleme yerlerine doğru hareket halindedir. Bu manzara onu yüreğinden derin bir şekilde yaralarken, dudaklarından “geldikleri gibi giderler” sözleri dökülür.
İşte, kurtuluşa olan inanç o gün ilk kez orada dile getirilmiştir.
Mustafa Kemal, İstanbul’da tam 184 gün yani 6 ay kadar kalmıştır. İşgal kuvvetlerinin imparatorluğun başkentindeki küstah davranışları, onun kararlılığını ve bu zillete bir an önce son verme çabalarını hızlandırmıştır. 15 Mayıs 1919 tarihinde Yunanlıların İzmir’i işgali ise, bardağı taşıran son damla olmuştur.
Çareler ararken, fırsat ayağına gelmiştir. Geniş yetkilerle donatılmış olarak 9.Ordu Müfettişliğine atanmıştır. Sorumluluk bölgesindeki sivil otoritelere de emir verme yetkisi almıştır. Bu durum dikkatini çeken Cevat Paşa (Cevat Çobanlı) ile aralarında şöyle bir konuşma geçer;
- “Bir şey mi yapacaksın Kemal?
- Evet Paşam bir şey yapacağım,
- Allah muvaffak etsin!
- Mutlaka muvaffak olacağız.”
Bir şey yapma mutlak iradesi ile 19 Mayıs 1919 günü bir milletin kaderini değiştirmek üzere Samsun’da karaya ayak basar.
Nutuk’ta o günkü durumu bakın nasıl anlatır;
“1919 yılı Mayıs’ın 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Durum ve genel görünüm şöyleydi: Osmanlı Devleti’nin dahil olduğu grup, genel savaşta yenilmiş; Osmanlı Ordusu her yönden zedelenmiş, şartları ağır bir ateşkes imzalanmıştı. Büyük savaşın uzun yılları zarfında millet yoksul ve yorgun bir durumda. Ordunun elinden silahları alınmış ve alınmakta idi. Milleti genel savaşa sokanlar, kendi hayatlarının endişesine düşerek memleketten kaçmışlardı.”
Yorgun, bitkin, yoksul bir millet, silahları elinden alınmış, dağılmış bir ordu, sorumlular kaçmış, geriye kalanlar ise tepkisiz, hatta düşmanla iş birliği halindedir ve aziz vatan toprağı işgal altındadır. Koşullar, her bakımdan çaresiz ve kötünün kötüsü görünmektedir. Ama o milletine güvenmektedir. Bu olumsuz koşullarda bile milletine ve kurtuluşa olan inancını kaybetmeyecektir. Kendi söylemiyle “umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır.”
Kararını vermiş, yolunu çizmiştir. Bu yol tam bağımsızlık yoludur. Bu yoldan asla sapmayacak, hedeflerinden hiçbir şekilde taviz vermeyecektir.
Samsun’da Anadolu’ya adım attığı günden bir ay sonra Amasya’dan yükselen “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” sözleriyle bağımsızlık bayrağı artık resmen açılmıştır. Erzurum ve Sivas Kongreleriyle direniş örgütlenmiş ve milletin meşru temsilcileri Mustafa Kemal’in önderliğinde birleşmişlerdir.
Amasya’dan 22 Haziran 1919 tarihinde yankılanan bu güçlü ses, 1 Eylül 1922 de “Ordular ile hedefiniz Akdeniz’dir” komutu ile mutlu sona ulaşmıştır.
Falih Rıfkı Atay “Ben ömrümde hiçbir edebiyat eserinde, ordulara ilk hedeflerinin Akdeniz olduğunu bildiren günlük emri okurken duyduğum zevki duymadım. Bu, bütün heyecanların üstünde bir heyecan veren, bütün şiirlerin üstünde bir şiirdi. Ne olmuştuk, biliyor musunuz? Kurtulmuştuk” sözleriyle o kutlu sonu ne güzel anlatmış.
İşte 19 Mayıs, bir milletin kaderini değiştiren, tüm mazlum milletlere rehber olan bir bağımsızlık hareketinin başlangıç tarihidir. Bize bu güzel vatanı armağan eden, başımız dik, gururla yaşamamızı sağlayan Büyük Atatürk’ü onun Samsun’dan Havza’ya yürürken söylediği ve arkadaşlarına da öğrettiği Dağ Başını Duman Almış marşından bir kıta ile analım.
- Dağ başını duman almış
- Gümüş dere durmaz akar,
- Günel ufuktan şimdi doğar
- Yürüyelim arkadaşlar.
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
