Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Haftanın Yazısı / 2025 YILI DIŞ TİCARETİ SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ

2025 YILI DIŞ TİCARETİ SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ

2024 yılının sonuç değerlendirmesine Erich Maria Remargue’nin “Garp cephesinde yeni bir şey yok” isimli ünlü romanına atıf yaparak başlamışım, bu yıl nasıl bir giriş yapayım diye düşündüm durdum. “Karne notumuz yine kırık” demeyi uygun buldum.

Bir ülke ekonomisinin en önemli göstergelerinin başında şüphesiz dış ticaret verileri gelir. O ülkenin üretim kapasitesini, verimliliğini, teknolojik düzeyini sonuçta rekabet gücünü bu verilerde görürüz.

Üreten, ürettiği ile uluslararası piyasalarda önemli bir yer edinen, dış ticaret bilançosunu sürekli pozitif kapatan ülkeler, ekonomik olarak bağımsız, saygı duyulan halkının refah düzeyini artırmış ülkeler olarak öne çıkarlar.

Atatürk döneminden sonra biz büyük hedeflere inanmadık ve koyduğumuz hedeflere de hiç yaklaşamadık. Uyguladığımız saçma sapan ekonomi politikaları ile ülkemizi yalnız sanayi üretiminde değil, tarımsal üretiminde de sınıfta bıraktık.

Üretimin değil spekülasyonun ve rantın daha çok kazanç getirdiği bir ekonomik yapı yarattık. AR-GE’ye para ayırmadık, marka, know how bizim için hiçbir zaman bir yatırım konusu sayılmadı. Dolayısıyla yüksek teknolojili ürünler ve marka mallar satan bir ülke olamadık. Fasonculuktan kurtulamadık. Yükte ağır pahada hafif mallar ihraç ederek kendimizi avutmaya devam ettik ve halen ediyoruz. Buyurun öyle mi değil mi hep beraber görelim.

  • Yukarıda kısaca değindiğim nedenlerle ihracatımız yerinde saymaya devam ediyor. 2023 de %0.6, 2024 de %2.4 artan ihracatımız 2025 yılında %4.4 artmış. 2022’den 2025’e kadar geçen 3 yıllık dönemde ihracatımız toplam %7.6 artmış, bu dönem için ortalama artış hızımız %2.53’dür. Bozdur bozdur harca. Hani biz cumhuriyetimizin 100.yılında 500 milyar dolarlık bir ihracat hedefi koymuştuk. Aradan geçen 2 yıla rağmen hedefin halen %54.7’sine ulaşabilmişiz. Yetkilileri bu başarılı hedef isabetlerinden dolayı kutluyorum.
  • İncelediğimiz bu 5 yıllık dönemde toplam 1.270,6 milyar $ ihracat yapmışız. Buna göre ortalama yıllık ihracat büyüklüğümüz 254.1 milyar $’a geliyor. Bizim 12 ayda yaptığımız bu ihracatı Hollanda 3.6, G.Kore 4, Vietnam 6.4 ayda yapmaktadır. Takdirini size bırakıyorum.
  • Her yıl en çok ihracat yaptığımız 10 fasılı özel olarak ele alıp dikkatlerinize sunmak istiyorum. Sıraları değişse de bu 10 kalem istikrarlı bir şekilde bu tabloda (TABLO 1) yer alıyorlar. Bunlar bizim ihracatımızın taşıyıcı kolonları. Nitekim bu 10 kalem, ihracatımızın %55.2’sini oluşturuyor. Yalnız aşağıda bilginize sunacağım tabloda göreceğiniz gibi, bu 10 fasıldan 7’sinde ne yazık ki net ithalatçı durumundayız. Yani ihraç ettiğimizden daha fazla ithalat yapmışız bu fasıllarda.
  • Dolayısıyla bu 10 fasılda tam 85.2 milyar dolar dış ticaret açığı vermişiz. Bu 10 fasılda ihracatımızın ithalatımızı karşılama oranı %63.9’la %74.8’lik genel karşılama oranının altında kalmaktadır. Biraz Nasrettin Hoca ticareti gibi olmamış mı? Yorum sizin.
  • Tarım, orman, balıkçılık sektörü ihracatımızın 9.6, ithalatımızın 14 milyar $ olması kanıma dokunuyor. Biz neyiz Allah aşkına, sanayi ülkesi desen o da değiliz, o köprünün altından artık çok sular geçti. Kendi kendini besleyen 7 ülkeden biri olma efsanesi biteli nice oldu. Bugün hububatı, hayvan yemini, bakliyatı, canlı hayvanı, eti dışardan alan, başka ülkelerin üretimi ile karnını doyuran bir millet değil miyiz?
  • İhracatımızın %83.3’ünü 10 ilimiz yapıyor. Marmara bölgesi %60’dan fazlasını, İstanbul tek başına %48.1’ini yapıyor. Ülkenin onlarca kentinin dış ticaretle en ufak bir tanışıklığı yok. Hani her ilimiz asgari 1 milyar $ ihracat yapacak diye bir hedefimiz vardı. Biz hedef koymakta çok iyiyiz, yalnız bir kusurumuz var, koyduğumuz hedefi tutturamıyoruz. Nerede hata yapıyoruz acaba?
  • Halen yükte ağır pahada hafif ürünler satıyoruz. Yüksek teknolojili ürün ihracatımızın imalat sektörü ihracatı içindeki payı %5’ler civarında seyrederken bu oran gelişmiş ülkelerde %20, dünya ortalaması ise %11 dolaylarındadır.
  • İhracatımızın %42.8 Avrupa Birliğine, %15.1’ini diğer Avrupa ülkelerine, %16’sını ise yakın ve Ortadoğu ülkelerinin yani %73.9’unu, diğer bir ifade ile dörtte üçünü yakın coğrafyamıza yapmaktayız. Daha okyanuslara tam yelken açabilmiş değiliz.
  • İhracatımız bu 5 yıllık dönemde ithalatımızın ortalama olarak %74.5’unu karşılayabilmiş, yani bu 5 yıllık dönemde dış ticaretimizin iki yakasını bir araya getirememişiz. Geçen yıl rakamlarlada ortaya koymuştum. Bu durum, çok ithalat yaptığımızın değil, çok ihracat yapamadığımızı sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Kişi başına ithalatımız Hollanda’nın on ikide biri, G.Kore’nin dörtte biri. Yani sorun ithalat değil ihracat.
  • İncelememize konu olan 2021-2025 döneminde toplam 435.7 milyar $ açık vermişiz, bu ortalama yıllık 87.1 milyar dolara denk geliyor. Diğer dış gelirlerimiz de bu açığı kapatamadığımızdan sürekli dış ödemeler açığı veriyoruz ve bu açığı yüksek faizle borçlanarak finanse ediyoruz. Sonunda olan bu ülkenin tüm bireylerine oluyor. Çare nedir diyorsunuz değil mi? Üretim üretim üretim. Rekabet edebilir maliyet, kalite ve miktarda ve öncelikle yüksek teknolojili ürünler üretmekte çare.
  • İthalatımızın 5 yıllık artışı %34.7 olmuş, yani yıllık ortalama %6.9’luk bir büyüme söz konusu. İthalatımız ihracatımızdan daha hızlı büyümüş, bu durumu olumsuz görenler olabilir ama ithalatımızın %15’nin yatırım, %68.4’ünün ise hammadde ve ara mallarından oluştuğu, dolayısıyla toplam %83.4’ünün kalkınmamız ve sanayimizin çarklarının dönmesi için gerekli olduğunu düşünürsek bu artışı makul karşılamak gerekir. Kaldı ki üst bölümlerde de ifade edildiği gibi kişi başına ithalatımız gelişmiş ülkelerin çok çok gerisindedir.

Burada rahatsız edici olan tüketim malları ithalatımızın genel ithalat içindeki payının sürekli artmasıdır. Yani, elden gelenlerle düğün dernek yapmaya devam ediyoruz. Sonu hayır olur diyelim.

  • Artık geleneksel hale getirdiğim ve değinmeden geçemeyeceğim son bir husus kaldı. O da Uzakdoğu ülkeleriyle dış ticaretimizin durumudur. İşte tablo (TABLO 2) Tablo hiç iç açıcı değil. Bu seçilmiş 10 ülkeye karşı tam 76.4 milyar $ açık vermişiz. Tek başına Çin’e karşı verdiğimiz açık 46.5 milyar dolar. 2025 yılında bu 10 ülkeye karşı verdiğimiz açık toplam açığımızın %83.1’i, Çin’e karşı verdiğimiz açık ise %50.6’sını oluşturuyor. Ne dersiniz Uzakdoğu ülkeleri ile hatta yalnız Çin ile dış ticaretimizi dengeleyebilsek dış ticaret açığı sorununu halletmiş olmaz mıyız, ama nasıl? Doğal olarak her bakımdan onlar kadar rekabetçi olarak.
  • Bu 10 seçilmiş ülkeyle dış ticaretimiz çok olumsuz bir görünüş sergiliyor. Çin’le dış ticaretimiz de ihracatımızın ithalatımızı karşılama oranı sadece %6.7’dir. Diğerlerinde ise Bangladeş hariç en fazla %20’lerde geziniyor. Bu 10 ülkeyle dış ticaretimizde ihracatımızın ithalatımızı karşılama oranı %10.6. Bu yükü daha ne kadar taşıyabileceğiz, bu ucuz ithalatın bağımlısı olmaya devam etmemiz, ekonomimizi ne hale getirecek? Yıllardır süren ve bu durumun bize getirisini ve götürüsünü irdeleyen resmi bir görüş ve rapora rastlamadım. Bu bir kabullenme halimi, doğrusu anlamakta güçlük çekiyorum.

Kusura bakmayın yine yüzünüzde gülücükler yaratacak, içinizi ısıtacak değerlendirmeler yapamadım.

Beni bir fotoğrafçı gibi düşünün karşımdaki manzara, obje her neyse, çirkinse ben ondan nasıl güzel bir görüntü alabilirim.

Mal bu, elimden bir şey gelmiyor.

 

Hakkında admin

Türk Dışticaret Vakfı

Cevapla

Scroll To Top