Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Haftanın Yazısı / YAZ

YAZ

O.Ertuğrul Önen

Artık yaz aylarındayız. Her ne kadar takvimlere göre Haziran başından Ağustos sonuna kadar geçen 3 ay yaz olarak görünse de gerçekte 21 Haziran 22 Eylül arasında geçen 3 aylık dönem yılın en sıcak yaz ayları olarak kabul edilir.

Bu varsayıma göre artık gerçek yaz aylarına girmiş bulunuyoruz. Yaz, uzun, karanlık ve soğuk kış günlerinin ve yağmurlu serin bahar döneminin ardından, insanların rahatladığı yeniden bolluk ve berekete kavuştuğu dönemlerdir.

Özellikle bizim gibi 4 mevsimi tüm unsurlarıyla dolu dolu yaşayan ülkelerde yaz gerçekten sevinçle karşılanan, insanların yaşama daha istekli, daha güçlü tutunmasına ortam hazırlayan bir mevsimdir. Sabah güneşinin o insanın hücrelerinin ta derinliklerinde hissettiği ılıklığı, sıcak bir yaz günü masmavi denizin serinliğine dalmanın yarattığı ferahlığı, bir dilim karpuzun, bir salkım üzümün dilimizde, damağımızda bıraktığı o eşsiz tadı hangi mevsimde bu kadar güzel yaşaya bilirsiniz?

Yaz bolluk ve bereket mevsimidir diye girmiştim söze öyle değil midir? Bahçelerden, bağlardan, tarlalardan gerçekten bolluk ve bereket fışkırır. Bu mevsimde manav tezgâhları, Pazar yerleri yazın renkleriyle tam bir renk cümbüşü sergiler. İnsanların bu bolluk ve bereketi festivallerle kutladığı bir mevsimdir yaz. Yoksulun yoksulluğunu daha az hatırladığı herkesin şöyle ve böyle nimetlerden yararlanabildiği aylardır yaz ayları.

Yazın giyimi bir tişört bir şorttur. Yani giyim kuşamda kolay, ucuz ve rahattır bu aylarda.

Yazın sahiller, yaylalar, ovalar, dağlar, tepeler her yer şenlenir. İnsanlar coğrafyanın tüm nimetlerini kullanma imkânı ederler bu dönemde. Yaz aynı zamanda mutluluklar mevsimidir. Düğünler, dernekler genelde bu mevsime denk getirilir.

Yazın parası olan bol yıldızlı tatil köylerinde, otellerde, yatlarda, teknelerde, olmayansa derelerde, barajlarda, sulama kanallarında ferahlamaya çalışır. Yani bir şekilde ferahlamanın yolunu bulur.

Yazın gün batımına doyum olmaz, uzun yaz gününün sonunda güneş adeta bir şölen sunarak veda eder bir sonraki gün buluşmak üzere. Geçen iki yazı dünyaca gereği gibi faydalanamadan, nasıl geçtiğini anlamadan geride bıraktık. 2 yıl sonra ilk defa maskesiz, mesafesiz bir yaz yaşıyoruz. Meğer ne kadar özlemişiz, böyle sere serpe bir yaz yaşamayı.

Yaz güzel, mutluluk veren bir mevsimdir ama; ülkemizde yaz mutluluklarını hiçbir zaman dört dörtlük yaşayamadık. Bu yaz da farklı değil. Bir yerden bir yere gidebilmenin bile bütçeleri zorladığı, hani deyim yerindeyse “ekmeğin aslanın ağzında” olduğu bir dönemden geçiyoruz. Mutluluğumuz ve yaz sevincimiz yine tam değil. Her gün ucuz alışveriş yaptığımız, her akşam ucuz akaryakıt kuyruklarına girdiğimiz bu günlerin sıcaklığı zaten yaz günlerini aratmıyor.

Yaz mevsimi aynı zamanda rehavet dönemidir. Bu nedenle bu yazıyla ben de sizlerden bir müddet için izin isteyeceğim.

Hoşçakalın…

Hakkında admin

Türk Dışticaret Vakfı

Cevapla

Scroll To Top